
Dünyanın kıtaları birleştiren tek megakenti İstanbul, doğuda Kocaeli ve batıda Tekirdağ ile kurduğu güçlü bağlarla Türkiye’nin ekonomik ve kültürel lokomotifi olmayı sürdürüyor. Şehir, kara komşularının yanı sıra deniz sınırlarıyla da devasa bir ekosistemin merkezinde yer alıyor.
BATI KAPISI TEKİRDAĞ İLE AVRUPA’YA AÇILIYOR
İstanbul’un Avrupa yakasındaki tek kara komşusu olan Tekirdağ, şehrin Trakya ve Avrupa ile olan fiziksel bağını simgeliyor. İstanbul’un Silivri ve Çatalca ilçeleriyle sınır paylaşan Tekirdağ, sadece bir komşu il olmanın ötesinde, mega kentin sanayi yükünü paylaşan ve tarımsal ihtiyaçlarını karşılayan stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor. Özellikle Silivri hattı boyunca uzanan sanayi tesisleri ve lojistik ağlar, iki şehri ekonomik anlamda birbirine kopmaz bir biçimde bağlıyor.
DOĞUDA SANAYİNİN KALBİ KOCAELİ İLE İÇ İÇE
Anadolu yakasına geçildiğinde ise İstanbul’u sanayinin başkenti Kocaeli karşılıyor. Tuzla, Pendik ve Şile ilçeleri üzerinden Kocaeli’nin Gebze ve Körfez hattına bağlanan İstanbul, bu bölgede komşuluktan ziyade tam bir entegrasyon yaşıyor. Öyle ki, her gün binlerce çalışan iki şehir arasında mekik dokurken, Gebze ve Tuzla arasındaki sınır çizgisi sanayi bölgelerinin yoğunluğu nedeniyle neredeyse belirsiz hale gelmiş durumda. Kocaeli, İstanbul’un Anadolu’ya açılan tüm kara ve demir yolu ulaşım damarlarının ana geçiş güzergahını oluşturarak stratejik önemini koruyor.
MAVİ SINIRLAR: DENİZ KOMŞULUĞU VE STRATEJİK KONUM
İstanbul’un komşuluk ilişkileri sadece kara sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Kuzeyde Karadeniz’in hırçın sularına, güneyde ise Marmara Denizi’ne kıyısı olan şehir; deniz yoluyla Bursa ve Yalova gibi illerle de yakın bir ilişki içinde bulunuyor. Bu “mavi komşuluk”, deniz ulaşımı sayesinde özellikle Güney Marmara hattını İstanbul’un doğal bir parçası haline getiriyor. Kuzeyde ise Karadeniz kıyısı boyunca uzanan yeşil hat, İstanbul’un doğa ile olan son bağını temsil ediyor.